ŞAHİTLİK (YABANCILIK)

Şahitlik: Şehrin soğuk sokaklarında eski sakinleri tarafından nerede ise terk edilmiş, eski ve köhne evlere sığınmış hayatların sessiz çığlıklarına ait. 
Ev kiraları artıyor, elektrik ve su faturalarını ödemek zor ve gelir çok az. Bir de baskı, öteki olmanın ve öteki olarak damgalanmanın baskısı ile yaşamak çok daha zor.
 
Sessiz çığlık: Biz Kerkük Türkmeniyiz. Orada da biz yabancı idik şimdi buraya geldik burada da yabancıyız biz nereliyiz? Çocuklarımıza okullarımıza öteki muamelesi yapan öğretmenler dahi var. Biz ne yapacağız?
 
Şehrimizde hayat mücadelesi veriyor insanlar. Evlerin içinde kendi içlerine göçmüş çocuk olmadan büyümek zorunda kalan çocuklar var. Hepsinin kanı kırmızı ve hepsinin canı yanıyor acıtılınca ve çokça acıtılıyorlar ve soğuk onları üşütebiliyor tıpkı ateşin yakabildiği, hastalığın yakalayabildiği gibi...
 
Kardeşlik; Allah'ın emri üzere "Mallarından hem yardım isteyen fakirlere, hem de muhtaç olduğu halde iffetinden dolayı dilenmekten çekinen yoksullara pay ayırırlardı. (Zariyat 19) infak eden insanların varlığı ile bütün husumetlere ve ötekileştirmelere karşı ayakta kalmaya inat etmiş kadim bir şehir efsanesi gibi dolaşıyordu soğuk sokakları kardeşlik.
Sessizlerin dualarında çığlık çığlık göğe doğru yükselirken belki de kadrini bilmeyen insanların arasından kaçarken kim bilebilir...
 
Kardeşlik; Tutmaya ve tutunmaya çalıştığımız bir can simidi.
 
Allah için birbirini sevmek önce insan olabilmek. Bir çoğunun fark edemediği ama insanlığın son umudu.
Tespit: Kötülük çok daha fazla yayılıyor kara bir kabus gibi çöküyor yeryüzüne. Yeryüzünü yaşanmaz ediyor insan eli ile ve iyilik; azimle kötülüğe karşı mücadelesini veriyor.
 
ve biz iyilikte buluşmaya devam ediyoruz.